Expertise in Food,
Confidence in Production.
Suda çözünür ambalajda mühendislik ve verimliliği buluşturuyoruz.

Gıdada kalite, güven ve sürdürülebilirliği güçlü çözümlerle buluşturuyoruz.
Kakao, Ekvator’un yaklaşık 20 derece kuzeyi ve güneyi arasında yer alan tropikal kuşakta yetişir. Bu bölge genel olarak “kakao kuşağı (cocoa belt)” olarak adlandırılır.
Günümüzde en yaygın yetiştirilen kakao ağacı türü Forastero çeşididir. Fildişi Sahili, Gana ve Endonezya, dünyanın önde gelen kakao üretim bölgeleri arasında yer almaktadır. Kakao ağacının botanik adı olan Theobroma cacao “tanrıların yiyeceği” anlamına gelir ve kökeni Latin Amerika’ya dayanır. Kakao, tarih boyunca Aztekler gibi antik uygarlıklar tarafından büyük değer görmüştür.
Kakao ağaçları; sıcak ve nemli iklimlerde, iyi drene olmuş verimli topraklarda ve düzenli yağış alan bölgelerde ideal şekilde gelişir.
Kakao genellikle yılda iki kez hasat edilir. Hasat sonrası kakao meyveleri açılır ve çekirdekler çıkarılır. Daha sonra çekirdekler doğal fermantasyon sürecine alınır; genellikle muz yapraklarıyla örtülerek ya da ahşap kutulara konularak fermente edilir. 3–7 gün süren fermantasyon sırasında iç sıcaklık 45–50°C seviyelerine ulaşabilir. Bu süreçte acılık azalır ve kakao aromasını oluşturan karakteristik lezzet öncülleri gelişir.
Fermantasyonun ardından çekirdekler, nem oranı yaklaşık %7–8 seviyelerine düşene kadar 5–7 gün boyunca güneşte kurutulur. Bu aşamada ürün ağırlığında belirgin bir azalma olur ve depolama dayanımı artar. Fermantasyon ve kurutma, kakao çekirdeği kalitesini belirleyen en kritik adımlardır.
Kurutma sonrası çekirdekler; temizleme, kavurma, öğütme ve rafine etme gibi modern endüstriyel yöntemlerle işlenir. Kakao yağı kısmen ayrıldıktan sonra kalan kakao kitlesinin öğütülmesiyle kakao tozu elde edilir.
Kakao doğal olarak magnezyum, demir, potasyum ve kalsiyum gibi mineraller içerir ve aynı zamanda diyet lifi kaynağıdır. Ayrıca antioksidan özellikleriyle bilinen flavonoidler barındırır. Kakao ürünleri, doğal olarak oluşan doymamış yağ asitlerini de içerir.
Bilimsel çalışmalar, kakao flavonoidlerinin dengeli bir beslenme düzeni içerisinde tüketildiğinde kardiyovasküler sağlığa katkı sağlayabileceğini göstermektedir.
Şirketimiz, yıllık 2.000 ton işleme kapasitesiyle faaliyet göstermekte olup; Endonezya, Fildişi Sahili ve Gana menşeli kakao çekirdeklerini kontrollü oranlarda harmanlayarak istikrarlı kalite ve standart lezzet profili sağlamaktadır.
Tedarikçilerimiz, ISO 22000 ve Helal gıda güvenliği standartlarına göre sertifikalandırılmıştır.
Kakao işleme sürecinde elde edilen kakao yağı, dünyadaki en değerli bitkisel yağlardan biridir. Yalnızca premium çikolata üretiminde değil, aynı zamanda stabilitesi ve fonksiyonel özellikleri sayesinde kozmetik ve ilaç endüstrilerinde de yaygın olarak kullanılmaktadır.